ANKET
2017 Detroit Fuarının yıldızı hangisi?
  • VW Tiguan AllSpace
  • Toyota Camry
  • Audi SQ5
  • Mercedes GLA
  • VW Atlas
  • Lexus LS
  • Nissan Rogue
  • Audi Q8 Konsept
09.01.2017 02:19:32

Mercedes-Benz ve Smart, CES 2017'de geleceği sergiliyor

Mercedes-Benz Las Vegas Tüketici Elektroniği Fuarı'nda (CES 2017) CASE olarak adlandırılan yeni şirket stratejisini tanıtıyor.
Mercedes-Benz ve Smart, CES 2017'de geleceği sergiliyor

Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES 2017'de, Mercedes ürünlerini ve konseptlerini "Connected", "Autonomous", "Shared & Service" ve "Electric Drive" olmak üzere dört stratejik kategoride sergiliyor. Concept EQ, Mercedes-Benz Vision Van ve Smart elektrikli sürüş CES'de tanıtılıyor. Şirket aynı zamanda otomobillerin akıllı ev yönetim sistemlerine bağlanabilmesi için yenilikçi çözümler, yapay zeka alanındaki yeni özellikler, refahı artıracak hizmetler ve daha pek çok şeyi fuarda sergiliyor. Mercedes-Benz, "İlham Sohbetleri"nde, ziyaretçilere CASE stratejisinin tüm yönleriyle ilgili uzmanlarla diyalog kurma fırsatı sunulacak. Önde gelen bir teknoloji savunucusu ve Mercedes-Benz marka elçisi olan Guy Kawasaki, bu sohbetlere fuar standında liderlik edecek. Sohbetler ayrıca Mercedes-Benz Facebook kanalıyla canlı olarak yayınlanacak.

 

Mercedes-Benz'in yeni kurumsal stratejisini özetleyen "CASE" ismi "Bağlı" (Connected), "Otonom" (Autonomous), "Paylaşım ve Servis" (Shared & Service) ve "Elektrikli Sürüş" (Electric Drive) sözcüklerinin baş harflerinden oluşuyor. Aynı zamanda, CASE önümüzdeki yıllarda hareketlilik kavramını kökten değiştirmeye yönelik dört eğilimi de açıklamış oluyor. Mercedes-Benz ve Smart bugün zaten bu alanlarda öncü bir rol oynuyorlar.

Daimler Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Yöneticisi Ola Källenius, "Bireysel hareketlilik, ekonomik ve sosyal gelişme için hayati önemi olan neredeyse eşi olmayan bir özellik ve bu alanda otomobilin keşfi ile karşılaştırılabilecek büyük değişiklikler ortaya çıkmaktadır. CASE, değişim sürecini şekillendirmede çok önemli bir rol oynayacağımızdan emin olmak için inovasyon gücümüzü bir araya getiriyor. Mercedes-Benz'in araçları, dijital çağda modern hareketlilik standartlarını belirlemeye devam edecek" diyor.

 

CASE - ağ oluşturma, otonom sürüş, esnek kullanım, elektrikli hareketlilik

Ağ bağlantısı alanında odak noktası müşterilere daha fazla konfor ve güvenlik sağlayan kişiselleştirilmiş hizmetler. Örneğin otopark ararken sürücüye yardımcı olmak bunlar arasında sayılabilir. Otonom sürüş alanında Mercedes-Benz zaten halihazırda çok sayıda kısmi otonom sürüş fonksiyonları sunmakta ve uzun yıllardır bu alanda öncülük ediyor. Firma otomobil paylaşımına uygun esnek taşıtlar üretme konusunda da öncü ve 2008 yılında Smart ile birlikte car2go otomobil paylaşım servisini kurud. Mercedes-Benz elektrikli sürüş konusunda bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Yeni firma stratejisi CASE kapsamında yeni EQ markası geleceğin elektrikli ulaşım teknolojilerini üretecek, şarj teknolojilerinden sürdürülebilir geridönüşüme pek çok alanda faaliyet gösterecek.

 

Concept EQ - yeni bir kullanıcı deneyimi

Concept EQ, elektrikli pille çalışan sürüş sistemleri ile yeni nesil araçların tadına varmanızı sağlıyor. Sportif bir SUV crossover profiline sahip araç, Mercedes'in yeni markasının ilk örneği. Konseptin üretim modeli 2020 yılından önce piyasaya çıkacak. Concept EQ, gelecekteki otomobil kullanıcı deneyimine ilişkin izlenim sunuyor. Dış tasarım, elektrikli sürüşü yansıtan bir estetiğe sahip. İç kabinde de aynı üslup benimsenmiş. Yeni kullanıcı arabirimi, dokunmatik yüzeylerle basit kullanıma odaklanarak duyusallık ile kullanıcı dostu fonksiyonları birleştiriyor. Gösterge panelinin asimetrik tasarımı geniş ekran ile sürücünün ihtiyaçlarına göre uyarlanıyor ve hız, mesafe, yolculuk verileri veya navigasyon ve harita ayrıntıları gibi tüm bilgiler sürücünün görüş alanına yerleştiriliyor.

Concept EQ üzerindeki navigasyon sistemi HERE harita platformuna dayanıyor ve benzersiz bir 3D görünüm sunuyor. Bunun için, sistem NVIDIA'nın GPU teknolojisini kullanıyor. Sürücü, restoranlar, alışveriş olanakları veya yerel turistik yerler gibi ilgi çekici noktaları arayabiliyor. Bunlar üç boyutlu sunumda vurgulanırken, diğer yapılar arka planda kalıyor. HERE haritalarının tasarımı, görsel karmaşıklığın seviyesini düşürüyor ve sürücünün gerekli bilgileri daha hızlı tanımasına ve bunları daha etkili bir şekilde işleyebilmesine olanak tanıyor.

 

Çevre dostu ve verimli: Vision Van

Mercedes-Benz Vision Van, nihai varış noktası teslimatları (tedarik zinciri içerisinde, liman, tren istasyonu, lojistik merkezleri gibi büyük kapasiteli noktalara ulaştırılan malların buralardan mağaza, işyeri ve başka son varış noktalarına daha çok hafif ticari araçlarla dağıtımı) için devrim niteliğinde bir taşıt konsepti.

Tamamen otomatikleştirilmiş bir yükleme kompartmanı, entegre teslimat dronları ve araç ile çevresi arasındaki benzersiz iletişim ile, Vision Van dağıtım deposundan alıcıya kadar tam dijital olarak bağlantılı bir tedarik zinciri için bütünsel bir konsept oluşturuyor. Elektrikli sürüş, Vision Van ile yapılan teslimatların emisyonsuz ve neredeyse tamamen sessiz olmasını sağlıyor.

 

Bilişsel taşıtlara giden yol

Geleceğin sürdürülebilir ve akıllı hareketlilik sistemi için temel oluşturabilecek Vision Van gibi konseptlerin varacağı nokta, bilişsel taşıtlar olarak adlandırılıyor. Bunlar tüm ulaşım modları için mevcut trafik durumunu otonom olarak analiz edebiliyor ve müşterinin kişisel günlük rutinine ve ruh haline uygun bir hareketlilik planı hazırlıyor. Bilişsel araçlar, kullanıcılara ait arzuları mümkün olduğunca tanıyabiliyor, insanlardan gerilimi alıp eğlendiren, onları entelektüel olarak da destekleyen bireyselleştirilmiş bir yapay zekaya erişim sağlıyor. Mercedes-Benz zaten bu yönde çeşitli ürünlerin ve konseptlerin geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Örneğin, yapay zeka ve makine öğrenimi, bu araçlardaki gelecekteki bilgi-eğlence sistemlerinin daha akıllı olmasını sağlamak için uygulanıyor.

 

Sistem, sürücünün davranış ve alışkanlıkları hakkında bilgi topluyor ve analiz ediyor. Bu bilgilere dayanarak sürücüyü arabaya bindiği anda tanıyor ve günlük rutini daha keyifli hale getirmek ve daha iyi bir sürüş deneyimi sunmak için kişisel öneriler sunuyor. Örneğin, bir telefon görüşmesi için en uygun rehber kaydı, bir sonraki varış yeri veya uygun müzik önerilebiliyor.

 

Mercedes-Benz otomobiller ile evleri birbirine bağlıyor

Mercedes-Benz ayrıca taşıt ve ev arasında kesintisiz ağ oluşturma alanında da yenilikçi çözümler sunuyor. Mercedes-Benz Companion uygulaması (yalnızca ABD'de mevcut), araç ile müşterinin giyilebilir cihazları arasında bağlantı kurulmasını sağlıyor hatta tamamen bağlantılı ev yaşantısı işlevleri için platform da sağlıyor. Uygulama Nest termostatları ve Samsung SmartThings gibi akıllı ev yönetimi için eko-sistemleri Mercedes-Benz araçlarına entegre ediyor. Bu, örneğin, sürücülerin kendi evindeki sıcaklığı nerede olursa olsun kontrol edebileceği anlamına geliyor, böylece enerji ve maliyetlerden tasarruf sağlanıyor ve çevresel etkiler azaltılıyor.

 

Belirli piyalarda Mercedes-Benz müşterileri 2017 yılı itibariyle araçlarıyla Google Ev ve Amazon Alexa aracılığıyla iletişim kurabilmeye başladı. Bu sayede otomobilin yakıt düzeyi ya da elektrikli ise şarj düzeyi, kilitli olup olmadığı uzaktan kontrol edilebiliyor, hatta otomobile doğrudan navigasyon hedefleri gönderilebiliyor.

 

Mercedes-Benz "Fit & Healthy"

Fit & Healthy konsepti ile Mercedes toplumda giderek artan sağlık bilincini geleceğin ulaşım anlayışına entegre etmeye çalışıyor. "Fit & Healthy" konsept otomobil, bir aracın araç sakinlerinin refahını nasıl aktif bir şekilde geliştirebileceğine ilişkin bir bakış açısı getiriyor. Mercedes-Maybach S-Serisi modeli üzerine geliştirilen araçta kullanıcılar için parfüm, masaj, ortam ışığı, iyonizasyon veya iklim kontrolü gibi çok sayıda konfor sistemi yardımıyla fiziksel ve zihinsel rahatlama veya uyarı sağlanıyor. Tanıtım videosunda, ünlü ABD'li tıbbi uzman David Agus, Aktif Koltuk ve derin masaj gibi konsept aracında deneyimlenebilecek koltuk işlevlerini açıklıyor ve sürücüleri molaları sırasında pratik fitness egzersizleri yapmaya teşvik ediyor. "Kestirimsel Acil Durum Savunması"nın (PED) arkasındaki teknoloji Fit & Healthy özelliklerinin gelecekte kazaları önlemeye de yardımcı olabileceğini gösteriyor.

 

PED sistemi, acil durumlarda tehlike uyarı sistemini otomatik olarak etkinleştirmek ve son adım olarak taşıtın kontrollü olarak durdurulmasını ve tıbbi yardım çağırılmasını sağlamak üzere tasarlanmış. Mercedes-Benz'deki araştırmacılar, bu proje için EKG sensörleri (elektrokardiyografi) ile donatılmış "sensör yelek" adı verilen bir araç geliştirdiler.

 

Bulut üzerinden park yeri arama özelliği

Mercedes-Benz, aynı zamanda kullanıcıların park yerlerini daha kolay bulabilmesini hedefliyor. Şirket, "topluluk tabanlı park etme" ile Bosch ile birlikte geliştirilmiş bir hizmeti başlatıyor. Bu, Mercedes-Benz araçların mevcut yol kenarı park yerleri hakkında kendi üzerlerindeki sensörleriyle bilgi üretmesini ve bu bilgileri bir iletişim arabirimi yoluyla buluta aktarmasını kapsıyor. Daha sonra o bölgede bir park yeri arayan diğer sürücüler bu bilgileri alıyor ve doğrudan en yakın park alanına gidebiliyor. Hizmet şu an hala deneme aşamasında ancak yakın vadede faaliyete geçecek.

 

Günlük yaşamı iyileştirmek için daha fazla hizmet: Smart'dan "ready to" servisleri

Müşteriler halihazırda Mercedes-Benz Smart araçlarda günlük yaşamı daha basit hale getirecek inovatif hizmetlerden faydalanabiliyor. Geçen yıl Smart internetten alışverişi daha basit hale getirecek "Smart ready to drop" adlı bir servis başlattı. DHL kargo firması ile birlikte hazırlanan bu servis kargo teslimatlarının doğrudan kullanıcının taşıtının bagajına yapılabilmesini sağlıyor. Bu servisler şimdi "smart ready to share" ile genişletiliyor. Bu sayede Smart müşterileri taşıtlarını kullanmadıkları zamanlarda arkadaşları, iş arkadaşları ya da akrabaları ile paylaşabilecek. Servisin teknik temeli ön camın arkasındaki Connectivity Box üzerinden "ready to" uygulaması ile sağlanıyor. Bunlar birlikte çalışarak taşıta anahtarsız etişim sağlıyor. "Smart ready to share" CES 2017'de tanıtılıyor ve bahar aylarında Almanya'daki bazı şehirlerde sunulmaya başlanacak.

Smart CES'te elektro-mobilite alanında öncü rolünün yeni kanıtlarını sunacak. Marka, tüm model yelpazesini hem yanmalı motor hem de pilli - elektrikli sistemle sunabilen tek otomobil üreticisi. 2016 Paris Otomobil Fuarı'ndaki dünya prömiyerini takiben Smart elektrikli modelleri ilkbaharda piyasaya sürülmeleri öncesinde CES'de bir kez daha gösteriliyor. 160 Nm torkla, 60 kW elektrikli otomobiller son derece çevik ve şehri içi ulaşım ihtiyaçları için gayet yeterli 160 kilometre elektrikli sürüş mesafesi sunuyor. Smart elektrikli otomobiller artık iki kat daha hızlı şarj edilebiliyor. İsteğe bağlı yeni hızlı şarj cihazı ile, otomobilleri 45 dakikanın altında yüzde 0'dan yüzde 80'e kadar şarj etmek mümkün.

Bu Haber 642 kez Görüntülenmiştir.
BENZER HABERLER